02 02 2009

Zenginliğe götüren 4. Prensip : Zenginler Hesaplanmış Risk Alır

Milyonerler Hesaplanmış Risk Alır... yani öngörülmüş riskler uygulamaya geçirilirler.
Konuyu biraz daha açarsak, kendinizi bir sigorta şirketi olarak düşünün. Ve bir şirketi sigortalıyacaksınız. Neyi hesaplardınız?
Evet doğru bildiniz, hasarın oluşma olasılığını. Eğer bu olasılık yüksekse o şirketi ya sigortalamazdınız ya da sigorta pirimini yüksek tutardınız veya riski indirmek için sigorta kapsamı değiştirirdiniz. Ama asla sizi yüksek olasılıkla zarara sokacak bir sigortalamayı yapmazdınız.
Zaten burada kastedilende budur. Yani size 3 soru sorarak riskin durumunu görmeniz sağlanır:
Ben bu riski aldığımda, başıma gelebilecek en iyi şey nedir? (maximum kazanç)
Ben bu riski aldığımda, başıma gelebilecek en kötü şey nedir? (maximum zarar)
Ben bu riski aldığımda olması olası şey nedir?
Siz bu soruları kendinize sorduğunuzda MAximum kar, maksimum zarar ve olası gelişmeyi görebilirsiniz. ancak bu risk değrlerndirmesini 3 ncü şahıslara özellikle de uzmanlara göstermeniz de fayda var. Çünkü Değişik bakış açıkları ve fikirler kaçırdıklarınızı, bilmediklerini yakalamanızda önemli bir rol oynayabilir.
Özellikle bizimki elalem neder toplumlarda Risk almak daha zordur, nedenleri ise başarısızlık korkusu, kaybetme korkusu, rededilme korkusu vb.. Bu tür olumsuzluklarla baş etmenin en güzel yolu o konuda bilgi edinmektir. Ve tabiki bu bilgi rakkamlara indirilmiş olmalıdır. Yani hesaplanabilir olmalıdır.
Yani ölçemediğinizi kontrol de edemezsiniz. Bu nedenle Risk ölçülebilmelidir. Aldınız Riskin ne kazandırcağını ne kaybettireceğini normal getirisinin ne olacağını bilmek sizin işiniz. Bunları yapmadan yani Hesaplanmış Riski almadan istediğinizi de alamazsınız.
Dedikleri gibi "En büyük Risk, Risk almamaktır".

---------------------------------------
Not: Arkadaşlar bu yazılar sadece araştırmalar ve makalelerden oluşturulmuştur. Bu yazıyı yazan kişi veya kişiler, kesinlikle Yardım Kuruluşu üyesi ya da iş yeri sahibi kişiler değiller. Lütfen iş bulma talebi, maddi yardım talebinde bulunmayın zira bu konuda yardım edemiyoruz, maillere cevap veremiyoruz. Özürdileriz..

Zenginliğe götüren 3. Prensip : Zenginler Değişimi Benimser

Değişim bir çok insan için korkutucudur. çünkü kimse rahat bölgesinden çıkmak istemez.Rahat bölgesi, bildiği ve emin olduğu bölgeden anlamındadır.Değişim iki türlü algılanır, kötü ya da iyi olarak. Araştırmalarda, zenginlerin değişim iyi ya da kötü olsun bir şekilde ondan faydalanmasını bildiklerini göstermiştir.Bunun temel nedeni ise, değişime olan bakış açısıdır. Orta sınıf kesimde değişimler korkutucu olarak algılanırken zengin kesim de bu fir fırsat olarak görülür.Değişime karşı en çok direnenler ondan en çok korkanlardır. Değişime hazır olmak için özgüven gerekir. Özgüven ise çok çalışma ve hazırlık gerektirir.Özgüvene sahip olduğunuzda değişime olan bakışınız da değişir. Değişimin size nsaıl fayda sağlıyacağını görmeye başlarsınız. Orta sınıf insanlar, değişime hazır olmadıklarında kendilerinde şüphe, korku ve direnç hakim olur.Bir insanda korku olduğu zaman asla fırsatları göremez. Çünkü odaklandığı korkularıdır. Değişim, size özünüzde ne olduğunuzu gösterir, kimi insanlarda korku çünkü yapısı itibariyle endişeli, kimi insanlarda kızgınlık çünkü yapısı itibariyle asabiyet, kimi insanlarda şikayet yapısı itibariyle memnun edilmesi zor bir karekter olmasından da kaynaklanabilir.Ama insan doğar, yaşar ve ölür. Yaşadığı her anda birşeylerle karşılaşır ve onları tecrübe eder yani öğrenir.O halde değişim, değişiklik her anlamda avantaja dönüştürülebilir fırsatlar anlamında görülmesi o kişiye fırsatları gösterecektir.
Örnek verecek olursak, geçtiğimiz dönemlerde hatta şimdiler de bazı kesimler küresel krizler nedeni ile batarken kimileri zenginliklerini katlamaktadır. Bu değişime hazır olmakla ilgilidir.
Değişim iyidir, yeterki siz hazır olun.-------------------------------------------------------------Param biriksin Dergimize abone olmak tıklayın.

Zenginliğe götüren 2. Prensip : Zenginler Fikirler Hakkında Konuşur

Zengin değiliz, ama olmak istiyoruz. Herkes gibi sizin de buna hakkınız var, hepimiz zengin olmayı hakediyoruz.
Ama zenginliğin sadece maddi durumun insanların sahip olduğu maddi ortalamanın üstünde olmasından kaynaklandığını sanmayın. Yapılan araştırmalarda, insanları zengiliğe götüren ikinci nedenin fikirler olduğu görülmüş.
Para kazanmak, daha fazla para kazanmak, ama nasıl ? Tabiki fikirlerle.. Biz söz vardır eminim birçokları duymuştur, küçük insanlar insanlarlar orta insanlarlar olaylarla büyük insanlar fikirlerle uğraşır.
Peki siz ne ile uğraşıyorsunuz? Bu sözü fakir, orta halli ve zengin olarak da genelleyebiliriz. Zenginler fikirler hakkında konuşur. Bu fikirler sadece politika ya da ideoloji olarak kastetmiyorum.
Zengin insanlar kural 1 den de hatırlanacağı gibi pozitif tutumları ile ön plana çıkarlar. Bunu da davranışlarında gösterirler, sadece para kazanmanın getirdiği özgüven değil ayrıca kendini bilmenin verdiği avantajla karşısındakine daha saygılı ve komliman yapan biri olarak yaklaşırlar.
Yani eğer Zenginler, insanlar hakkında konuşacaklarsa bu onları onurlandırmak ve önemli hissetmelerini sağlamak için yaparlar. Peki sizce bu onlara ne kazandırır?? Tabiki çevrei daha iyi diyalog, bilgi ve yardım etmeye hazır bir ekip..insanları yargılmanın eleştirmenin size kaybettirdiklerini düşününce, sanırım pozitif bir tutum ve düşünce sayesinde kazandıklarınız kıyaslanamaz bile.
Zenginler fikirler hakkında konuşurlar, peki neden? Çünkü bu fikirler ileride onlar için çalışacak ve daha fazla kazandırcak, onların paralarına para katacak bir mekanizma kuracaktır. Yani bir fikrinizi, birilerine açtığınız zaman o fikir başkalarının yardımıyla zenginleşir şekillenir ve sizin için değer yaratır.
O halde bu özelliği kazanmanız için yapmanız gereken;
1. Konuşma tarzınızı değiştirin, çünkü o davranışlarınızı ve düşüncelerinizi etkileyecektir. imkansızın yerine nasıl yapabilirimi, yapmalıyım yerine yapacağımı, kelime dağarcığınıza ekleyin ve pozitif cümleler kurmaya başlayın
2. Şikayet etmeyi kesin!!! kendinizi lanetleme olarak görün ve şikayet edip ağlayıp, sızlanmayı bırakın, çözüm bulun çözümler geliştirin. Pozitif bişiler yapmak için düşünün ve adım atın. Her şikayet ettiğinizde, kendinizi lanetlediğinizi düşünerek bundan vazgeçin. Ne iş yaparsanız yapın şikayet etmeyin.
Daha fazla parakazanmak için gerekli yolu size açacaktır.
Teşekkürler
Parambiriksin Dergisi ekibi
Gökhan

13 12 2008

Başarılı olmanın sırları: 1. Pozitif olmak

Başarılı olmanın ilk sırrı pozitif olmak
Başarının sırları öyle sanıldığı gibi, kaf dağının tepesinde falan saklı değil. Aslında birçok başarabileceğimiz şeyler için gerekli özellikler burnumuzun ucunda, gözlerimizin önünde bulunmakta. Eğer biraz dikkat edersek bir çoğun göreceğimiz kesindir.
Tabiki bu da bizim bakış açımıza bağlıdır. Pozitif olmak demek, olumlu yapılabilir olarak düşünmek demektir. Yani olumsuz düşüncenin karşıtıdır.
Pozitif düşünmek size bir çok olabilirlikleri açar, ufkunuz açılır, kendinize olan güveniniz artar, daha çok şeyler yapma hevesiniz, katma değeriniz yükselir. Değer yaratırsınız, değer katarsınız.
Olumsuz düşünmede ise yapamazsınız çünkü mentalite olarak size durdurur ve bir çok şey “yapmak” eyleminden sizi alıkoyar.
Pozitif düşünce ile negatif düşünce arasındaki en belirgin fark birisi yapabileceklerine diğeri ise yapamayacaklarına odaklanır.
Bir düşünürün dediği gibi, Eğer yapamacağınızı düşünüyorsanız, doğrudur yapamazsınız.
Poziitif olmak için neler yapmalıyım diyorsanız yapacağınız 5 YTL’lik bağışla bu bilgileri sizlere gönderiyoruz. Alacağınız bilgiler uygulayamaya yönelik olacaktır. Yani size gödnerceiğimiz bilgiler günlük yapacaklarınız listesini oluşturmaktadır. Böylece pozitifi düşünmeyi öğreneceksiniz.
info@parasalsorunlar.com a mail atarak pozitif düşünmeyi öğrenmek istiyorum yazın ve size ödeme bilgilerinizi gönderelim.
Kaynak: Parambiriksin Dergisi ve Parasalsorunlar.com
Dergimize bedava abone olmak için tıklayın.

10 12 2008

parasalsorunlar.com (parambiriksin dergisi) yayına başladı

Merhaba Arkadaşlar,

Öncelikle kurban bayramınızı kutlamak istiyorum, bu vesile ile 31 yaş ve üstündekilerin ellerinden öperim, diğer kategorilerdeki arkadaşların ise ellerini sıkıyor ve iyi bayramlar diliyorum. :)

Bildiklerimizi sizlerle paylaşmak için başlattığımız beleş (bedava,free) yayıncılık anlayışımıza devam ediyoruz. Bu yayınlardaki amacımız değerli okurlarımızla bilgileri paylaşmak onların da değerli yorumlarını almaktır.

Çoğu zaman olumlu tepkiler ve destek alıyoruz. Buradaki bilgilerimiz çok basit uygulanabilir bilgilerdir. Her türlü kesime ulaşmak için ortak bir anlayış ve dil kullanılmıştır. ister ilkokul mezunu olun isterseniz doktora sahibi, yazdıklarımızı kolayca anlayabilecek ve daha da önemlisi uygulayabileceksiniz.
Çünkü uygulanamayan bilgi verip,sadece teorikte kalmak istemiyoruz.
Umarım çabalarımız sizlerin işine yarar ve hayatınızda bir pozitif değişime neden olur.

Saygılarımla
Gökhan TORLAK

15 09 2008

Değere Değer Verin, Ama Gerçekten Değer nedir?

Değerli arkadaşlar,
Uzun zamandır dergiye ara verdik. Bunun için özürdileriz. Yakın zaman içinde tekrar yayınlarımıza geri döneceğiz.

Şimdi konumuza dönelim. Değer nedir diye sorduğumuz zaman sizde olan ve şu kaybettiğiniz zaman eksikliğini hissedeceğiniz şeyler diyebiliriz. Bunun bir çok tanımını yapabilirsiniz. Bu kişiye ve duruma göre değişebilir. Tartışmasına girmeyeceğiz.

Ama burada bilmenizi istediğimiz şey, farkında olmanızı istediğimiz "sizin için değer nedir?" ve "Sizin için neler değerlidir?". Bu soruları kendinize sormanız gerekiyor.

Neden?
Çünkü, değişim farkındalıkla başlar. Yani farkına varırsınız. Sonra kendinize bir neden bulursunuz. Ve bu neden için Değişim başlar.
Eğer nedeniniz ne kadar kuvvetliyse değişiminiz o kadar büyük ve etkili olur. O halde !!!!!

Kendinize neden bulmanız gerekiyor. Bu nedeni de ancak değer verdiğiniz şeyleri görerek oluşturabilirsiniz.
ister inanın ister inanmayın, herşey insanın beyninde başlar ve insanın beyninde biter. Bu işin felsefesi, psikolojisi, mantığı kısaca herşeyi beyindedir. Siz beyninizi ancak farkında olarak, bilinçle yönetirseniz hedeflerinize ulaşırsınız.

Bu yüzden burada alakasız gibi görünen tüm bilgiler, aslında bir bütünün parçasıdır.

Özetleyecek olursak, değerli vaktinizi değerli şeylere odaklanarak bunlar için çalışarak ve çabalayarak harcayın.
Hiç bir parça birbirinden alakasız değildir. Eğer hayatınız bir yönünde başarısızsanız, bu başarısızlık hayatınızın diğer yönlerinide tahmininizden daha kötü bir şekilde etkileyebilir. Mesela, evde eşi ile sorunlu bir ilişkisi olan sonderece becerikli bir yönetici bu probleminin yansıması sonucu başarısız olma ihtimali yüksektir.
Normal hayatında son derece dağınık olan biri bu negatif özelliğinin bedelini iş hayatında ödeyebilir.
Hiç birinizi paranoyak yapmak istemem ancak, sanki biri sizi gözetliyormuş gibi dışarıdan bir gözle hayatınıza bakın. Değerlerinizi ve bunlara eğilişinizi gözden geçirin. Arkadaşlarınızdan yardım alın. Hayatınızdaki sorunların 80%' ni davranışarınızın 20% sinden gelebilir. Bu göze çarpan negatif davranışlarınızı bulun ve değiştirin.

bunu nasıl yapacaksınız?
Biz buna dikenler ve güller diyoruz.
Bu konuyla ilgili bilgi bir sonraki çalışmalarımızda verilecektir.
Sorunuz ve yorumlarınız için notsimilar@hotmail.com

Teşekkürler
Gökhan TORLAK

09 01 2008

Para Kazanmak için öğütler

Hedefinizi netleştirin!

Bir çok insan zenginolmak, iyi paralar kazanmak, hayatın güzelliklerini yaşamak ister.. Bu doğal ve bana göre her insanın isteyebileceği bir arzudur.

Ama eğer ne kadar kazanmak isterdiniz diye sorsanız, bir an duraksarlar ... Belki de aralarında bir kaçı gerek hazır cevap olduğundan ya da gerçekten hazır olduğundan bu soruya bir rakkam vererek cevap verebilir.

Neden duraksadığınızı hiç düşündünüz mü?

En büyük nedeni hedefinizin olmamasıdır. Hedef olmadan, amaç olmadan, bir noktaya odaklanma olmadan, başarı olmaz.

Hedefinizi belirleyin ve netleştirin. Kendinize sorun, ne kadar kazanmak istiyorum? ve bunu neden istiyorum. Eğer bunu başarırsam hayatımda neler değişecek, bunu başarmak için gerekli olan donanımlar, bilgiler neler?

Hedefiniz ne kadar net olursa, ne kadar iyi tarif edilebilirse, ulaşmak için hangi adımlara ihtiyaç duyulduğu anlaşılırsa, ulaşması da o kadar kolay olur.

Hedeflerinizi küçük parçalara ayırın!

Hedefinizi tanımladınız, açık bir şekilde ifade ettiniz. Basamaklarınızı nasıl ulaşacağınızı tamamen anladınız.
Tanımınızda olabilecek ufak tefek sapmalar olabilir sorun değil, zamanla ihtiyaca göre hedefinizin tanımını ufak revizyona uğratabilirsiniz.

Şimdi yapmanız gereken, onu ufak parçalara yani ufak rahatlıkla uygulayabileceğiniz bölümlere ayırın.
O kadar ufak parçalar olsun ki rahatlıkla uygulayıp başarabileceğiniz parçalar olsun, ama bu parçaları birleştirdiğiniz zaman mutlaka hedefinizi oluştursun..

Her ufak parça için zaman atayın, belirleyin

Rahatlıkla uygulanabilir ufak parçalara ayırdıktan sonra her birine zaman atayın, mesela;
-a işini 17 şubat 2008 tarihine kadar tamamlayacağım
- b kişi ile 13 marta kadar görüşüp ikna edeceğim.
-b işi tamamlanmadan en az 1 hafta önce 6 martta şu hazırlıkları bitereceğim gibi ..

Zaman belirlemek sizi hedefe güdüler, tıpkı güdümlü füze misali, ne zaman nereye düşeceğini bilirsiniz. Ve daha önemlisi, bu verdiğiniz zamanları çok geniş tutmayın .. mesela 1 haftada bitirebileceğiniz bir iş için için 3 hafta vermek mantıklı değil, tam tersi olarak kendinize 1 hafta yerine 5 gün verin ve mutlaka onu yapın. Yapılamıyorsa yapılabilecek boyuta düşürün..

Yaptıklarınızı, Periyodik olarak gözden geçirin

Mesela 1 yıllık bir hedef belirlediniz, ve hedefinizi 1 haftalık basit dilimlere ayırdınız .. 1 ay sonra hangileri tamamladınız nerelerde eksiklik ve boşluklar var bunları gözden geçirin.

Bitirdiğiniz her tanım, görev sizi daha da mutlu edecek, öz güveninizi arttıracak ve başarı şansınızı yükseltecektir.

Savsaklamayın

Görevlerinizi, yapmanız gerekenleri küçük parçalara ayırmanızın sebebi zaten rahatlıkla yapabilecek duruma indirgemenizdir.

Bir şeyi yapmak için illaki onu istemeniz gerekmiyor, kendinizi zorlayın, rahatlık alanını genişletin, yani kendinize rahatsızlık arayın, sıkıştırın.

Her rahatlığı arama çabanız da psikolojik olarak rahatsızlığınız ve doğal olarak ta memnuniyetsizliğiniz artar.. Bu yüzden keyfinizi kaçırın ve yapın, savsaklamamayı kendinize öğretin..

Bunların para kazanmakla ne alakası olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Para kazanmak bir hedeftir, hedefe ulaşmak öz disiplin ister, disiplin aslında kendinize zorla yaptırdıklarınız değildir. Başarı için kendinizi programlamış olmanız ve bu programın işleyişidir.

Bunları gerçekleştirdiğiniz zaman kendiniz bile değişime inanamayacaksınız ..
Yani kastırın, ve tüm sonuçları 1 gün için de beklemeyin,.. Sabırsız olmayın ..

Bugüne kadar bildiğiniz şekilde davrandınız ..Sonuçları ortada, eğer olmasaydı bugun bunları okuyor olmazdınız ...Kendinize bir iyilik yapın bence zamanı geldi....


Saygılarımla,

--------------------------------------------------------------------
Değerli arkadaşlar,
bir çok üyemizden okurumuzdan güzel mailler alıyoruz, teşekkürler. Eğer bize üye katılımında yardımcı olmak isterseniz burayı tıklayın ve mesajlar bölümüne arkadaşlarınız mail adreslerini yazın...

Eğer abone değil iseniz daha fazla bilgi edinmek ve ücretsiz abone olmak için burayı tıklayarak Param Biriksin Workshop eğitimine kayıt olabilirsiniz...