26 04 2012

29 10 2011

Franchise yatırımları ve dikkat edilmesi gerekenler

Franchise, basit anlatımıyla anahtar teslimi iş modeli demektir. yani bu model daha çok yurt dışında böyledir. Herhangi bir sektörden (tekstil, fastfood, kuru temizleme, kimyasal vs) iş modelini size herşey hazır olarak sunulur. Çalışacak eğitimli elemanı, ekipmanları malzemeleri, ileriye yönelik eğitimleri, reklamları, pazarlama stratejileri, mekan seçimi, hedef kitleye yönelik ürünler, tedarik ve lojistik destek gibi herşey sizin planlanmış ve programlanmıştır.

Tabi bu anlattıklarım çoğunlukla bu iş modelini uzun zamandır yapan ve çoğu yurt dışı kökenli şirketlerde mevcut. Bunu bizzat bu sene yapılan CNR fuarındaki franchise ile ilgili firmaların tanıtımlarında gözlemledim.

Maalesef bir çok yerli firmamız franchise işini tipik iş zihniyetimize uydurmuşlar. Şöyleki,  parayı getir hadi sana dükkan açalım anlayışı ile hareket ediyorlar. Başarılı olur veya olmaz o da artık sana kalmış gibi bir yaklaşımı sezmek, beni hayli üzdü.

CNR fuarında firmalarla yaptığım görüşmelerde kendilerine aslında basit sorular sordum. Mesela; istediğiniz Loyalty ücreti nedir, ne gibi destekler mevcut, tedarik yapıyormusunuz, RIO (yani yatırımın geri dönüş süresi) nedir, kar marjı nedir, başka ne gibi ücretler isteniyor, kaç senelik tecrübeniz var ve kaçtane şubeniz var, reklam ve pazarlama faaliyetleriniz.

Bu soruların çoğuna ya net cevap alamadım ya da aldığım cevaplar yuvarlak geçiştirmelerdi. Bu da firmalarımızın bu işlerin, finansal verilere dayandığının iyi bir sunum gerektiğinin, sorumluluklarının ve danışmanlık yaklaşımının profesyonel olması gerektiğinin farkında olmadıklarını farkettim. İyi bir stand ve az çok markanının adı biliniyor olması yattırımcı için yeterli doneler değildir.

Özellikle yerli firmaların bu konuya daha ciddi yaklaşımı gerektiği açık. Gerekirse yurt dışından danışmanlık ve know-how almaları şart gözüküyor. Aksi taktirde Amerikada çok güvenilen iş modeli olan franchise ülkemizde büyük bir güven problemi ile karşı karşıya kalacak ve işini yapan ciddi firmalar da bu yaklaşımlardan zarar görecekler.

Az çok bir birikimi olan yatırımcılarsa bu hususlara dikkat etmelidir. Yabancı dil bilen arkadaşlar bir franchise in nasıl satın alınacağını öğrenmeli ve anlaşmalarda mutlaka bu işleri bilen avukatlarla bu sözleşmeler gözden geçirilerildikten sonra imzalanmalıdır. Zira bu firmaların çoğu kendi çıkarlarını koruyan sözleşmeler hazırlamakta (Ülkemizde bu çok yaygın bir durum olduğundan) bu sözleşmeleri de bizler ´kağıt parçası birşey olmaz´ bakışıyla imzalamaktayız.

O halde lütfen dikkat, Franchise bile olsa anlaşma yapmadan önce araştırın özellikle bu internet ortamında bu işlerden zarar görmüş kişilere ulaşabilirsiniz. Onlarla mutlaka bir şekilde görüşün fikirlerini alın. İş hayatında önemli olan ilk şey sahip olduklarınızı korumaktır.

16 07 2011

ALTIN' da neler oluyor

Altın'da neler oluyor
son zamanlarda altında müthiş değer yükselişinin nedeni nedir? Aslında temel neden zaten açık. O da Arz-talep. Ancak neden bu kadar talep edildiğinin nedeni ise asılda biraz muamma.

Kaynaklara göre en büyük neden Amerika birleşik devletleri, avrupa birliğinin bazı üyelerinin (bunlara PIGS denir, anlamı domuz ancak Portekiz, Irlanda, Yunaniztan ve ispanyanın baş harflerinden oluşuyor) bütçelerinde bulunan büyük açıklar ve borçları. Eh yakın zamanda bunların içinde ingiltere ve finlandiyayı da görebiliriz. İngiltere de de problem büyük olduğu söyleniyor ancak gerek dünya ve finans piyasalarındaki siyasi etkileri gerekse bilinçli medyası sayesinde bunlar örtülüyor.

Özellikle USA ve PIGS in borç miktarları gelirlerinin kat be kat üzerinde olduğundan bu ekonomi üzerinde "borçlarını ödeyemeyecek hale gelebilirler" korkusunu getiriyor. Bu ülkelerin parabirimleri de bu durumda değer kaybediyor, çünkü üretim yapan gelişen ülkeler bu ülkelere ürün ve servis verirken USA ve PIGS yada avrupa biriliği ülkeleri bunlara para veriyor ancak tabi nereye kadar? zira çin amerikaya kendi rezervlerinde biriken trilyon doların karşılığını sormaya başlamıştı.

Basit mantıkla düşünüldüğünde size mal verene siz kağıt parçası vermeye çalışıyorsunuz algısı doğuyor. Bildiğiniz gibi bir ülkenin parası o ülkenin borcu anlamına geliyor. Yani sizin ülkenizde ne kadar başka bir ülkenin para birimi varsa o ülke size o kadar borçlu olmuş oluyor.

Şimdi bütün bu unsurların yanı sıra mal alan ülke sattığından fazla dışarıdan alım yapıyorsa bu da o ülke de cari açık oluşmasına ve ticari dengesizlik oluşmasına neden oluyor. Yani zaten paranız başka bir yerde bir de bunu karşılayacak üretim ve satış yapamıyorsunuz üstüne üstlük birde borçlanma yapıp kamu hizmetleri gibi getirisi olmayan ancak mecbur olduğunuz harcamalar var.

Tüm bunlar bir araya geldiğinde size borç verenler para biriminizle iş yapanlar sorular sormaya başlıyor mesela bu paranın karşılığı var mı, bu borçları ödeyebilecekmisiniz evet se nasıl, kaynak nedir.

Eğer bunlara tatmin edici bir cevap veremezseniz yatırımcılar güvenli limanlara yönelmeye başlar bu da kesin olarak herzaman değeri olan, algılardan bağımsız metalar, altın gümüş vb gibi.

Yani güvenmeyen yatırımcı bu talebi arttırır zaten arzı sınırlı olan bu metalar birden bire veya kademe kademe yükselmeye başlar. o ülkenin para birimi aslıdan gerçek değeri olan bir şeye karşı tekrar fiyatlanmaya başlar yani değer kaybeder.

2008 global krizinden sonra dünya başka bir gerçekle yüzleşmeye gidiyor ve belkide bu yüzleşme global krizden daha derin etkilere sahip olacak. Ve sonunda kazananlar yüksek altın rezervlerine sahip olanlar olacaklar.

12 11 2010

Hayatının Resmini Çiz !

Bugüne kadar hayıflandın,
karar verdin, ama vazgeçtin
denedin, olmadı..
Çok akıl veren oldu, sıkıldın..

Herkes çok biliyordu, ama neden sonuçları konuştuklarını yansıtmıyordu..
Tamam dedin, bu iş olmayacak...

Çevreni suçladın, arkadaşlarını suçladın, kaderine yüklendin, ailene kızdın ..
işinden nefret ettin, heveslerin kırıldı, beklediğin terfiyi alamadın. verilen zam komikti, ev sahibi kirayı arttırdı.

Sevgilinin istekleri bitmedi, gözü hep yükseklerde, Çıldırma noktasına geldin,
oysaki sen bunları hayal etmemiştin, şimdi düştüğün durumlara bak..

Farzetki dip noktadasın, eğer sağlıklıysan eğer nefes alıyorsan hala bir şansın var demektir.

Hayat boş bir tuval, ressamları biziz.. her tercih her davranış, her tutum, her söylem bir renk..


-----------------------------------------size süprizimiz var !!!---------------
iş dünyası ile ilgili harika bir eğitim videosu, eğlenceli ve öğreticidir şiddetle tavsiye edilir. Aşağıda linki ekledik.
Hotfildan nasıl dosya indireceğini Bilmeyenler için, Hotfile dan Eğitim videosunu nasıl indereceğinizi anlatan kısa videoyu izleyerek öğrenebilirsiniz çok kolay (Hotfile'dan Nasıl Dosya indirilir tıkla!!).

Eğitim Videosunu indirmek için linki tıklayın.

Zenginliğe götüren 1. Prensip : Yapıcı Sorular sormak

Bir çok arkadaşımızdan, anlatılan prensiplerle zengin olmanın ne alakası olduğuna dair mesajlar alıyoruz. Önceklikle bilmeniz gereken şey, bu işin maddi bir gerçek olduğu kadar mental (beyinsel, düşünsel) bir gerçekte olduğudur.
Yani evet zengin olmak demek otalamanın kaç be kat üstünde belirli bir gelire sahip olmak demektir. Ancak sorun şu, o halde bir çok piyango zengini ya da hızla şöhreti yakalayıp zengin olmuş kişiler neden zengin olarak kalamıyor. Hani tek başına para yeterliydi?

Bu prensibimiz Yapıcı soru sormak la ilgili... Kendinizi yapıcı sorular sormaya alıştırmanız tavsiye ediliyor.

-----------------------------------------size süprizimiz var !!!---------------
iş dünyası ile ilgili harika bir eğitim videosu, eğlenceli ve öğreticidir şiddetle tavsiye edilir. Aşağıda linki ekledik.
Hotfildan nasıl dosya indireceğini Bilmeyenler için, Hotfile dan Eğitim videosunu nasıl indereceğinizi anlatan kısa videoyu izleyerek öğrenebilirsiniz çok kolay (Hotfile'dan Nasıl Dosya indirilir tıkla!!).

Eğitim Videosunu indirmek için linki tıklayın.

Harika eğitim videosu

Merhaba Arkadaşlar,

Bu yazımda size güzel bir süprizim var. Benden sizlere kurban bayramı hediyesi olsun (bu arada şimdiden bayramınızı kutlarım).

Eğitimin konusu kariyer, iş hayatı, siz ve kararlarınız üzerine kurulu. Bundan sonra bişilere karar verirken veya düşünürken sizleri bir çok akıl karışıklığından kurtaracak bir eğitim serisi.

aşağıdaki eğitim videosunu indirip izleye bilirsiniz. Eğitimi veren kişi tam bir profesyonel. Eğlenceli ve oldukça bilgilendiren bir eğitim.

Bilmeyenler için, Hotfile dan Eğitim videosunu nasıl indereceğinizi anlatan kısa videoyu izleyerek öğrenebilirsiniz (Hotfile'dan Nasıl Dosya indirilir tıkla!!).
Bu eğitim şiddetle tavsiye edilir.
Eğitim Videosunu indirmek için linki tıklayın.

geri bildirimlerinizi bekliyorum

30 10 2010

Bedava Peynir Fare Kapanında olur

Değerli arkadaşlar
Haberlerde sık sık karşılaşmamıza rağmen balık hafızalı olduğumuzdan mıdır nedir, hala benzer haberleri görünce şaşırmamak elde değil. Bu birazda fazla pratik millet olduğumuzdan ileri geliyor olabilir bir toplum bilimci sosyolog vs değilim ancak sonuçlara baktığımda temelde yatan problemin bu olabileceğine kanaat getirdim.

Açıklamam gerekirse, geçmiş zamanlarda olan bir "TİTAN MAĞDURLARI" ve benzer olaylar şimdilerde biraz şekil değiştirip yine ortaya çıkıyor ve insanlarımız bunlara kanıyorlar.

Lütfen rica ediyorum, yatırıp yapmadan önce mutlaka ve mutlaka yeterli miktarda, güvenilir kişilerden, kurumlardan araştırma yapın. Araştırmanın temeli mutlaka sayılara ve mantıklı sorulara dayanmalıdır. Bu işte duygular ikinci hatta en sonlarda olmalıdır.

  • Öncelikle her bir yatırım aracının, türünün mutlaka ve mutlaka riski vardır. Riskleri nelerdir bunu tanımlayın. Bilmiyorsanız tanımlatın. İnternetten araştırın. Asla içeriğini bilmediğiniz, anlamadığınız işlere, sahalara asla yatırım yapmayın. Bu amaçla borçlanmayın. Eşinizi dostunuzu da bilmediğiniz işlere bulaştırmayın.
  • Bir yatırım türü kulağa çok hoş gelebilir. Çok cazip gelebilir. Zaten bu tür yatırımlara insanları çekenler "yatırımcı adayının" zafiyetlerinin farkındadır. Bunlara göre strateji ve taktikler izlerler. Hatta önceleri, biraz ağzınıza bal çalarlar ki aradaki güven bariyerini aşabilsinler. Şüpheci olun son dakikaya kadar bile şüphe edin. Bu sizin en doğal hakkınız. Size iyi davranılarak veyahut burnundan kıl aldırmayan snob tipi oynayarak, show yaparak bilinç altınızdaki uyarıcıları kapatmak isterler.
  • Yatırım derken bu borsa olabilir, iş ortaklığı olabilir, franchise dedikleri imtiyazlar olabilir. Mutlaka ve mutlaka hesaplara rakamlara dayandırıldığına bu rakkamlarla oynanmadığına çarpıtılmadığı na dikkat edin. Anlamıyorsanız anlayan maliyeci, hesap uzmanı gibi bu işlerin uzmanlarına danışın. Danıştığınız kişilerin bu işlerden anlayan ancak yatırım yapacağınız kişilerle herhangi bir alakası olmamasına özen gösterin.
  • Yatırım yaparken bütçenizi aşmayın. Önceden hesaplanmış dayanma limitinizi bilin ve gerçekçi olun. Bir yatırım zarar ediyorsa (kriz vs nedenlerle) biran önce zarardan dönmeye bakın. TÜm paranızın batmasından sa bu daha iyidir. Olabilir, ileride çok kar yapar yanılmışsınızdır ancak üzülmeyin, yatırım bir strateji ve planlamadır. Bilinçli olmaktır.Kendinizi nasıl garantiye aldığınızı bilin. Sözleşme imzalarken mutlaka alanında uzman avukata danışın. Boş mukavele imzalamayın, sözleşmede sonradan doldurulabilir alanlar bırakmayın.
  • Yatırım bir psikolojidir. Kendinizi tanımalısınız. Yaptığınız yatırıma sanki çocuğunuzmuş gibi davranmayın. Kendinizi kaptırmayın, ne zaman çıkmanız gerektiğini ve zaman dahil olmanız gerektiğinizi planlayın. Psikolojik olarak zayıf yönlerinizi bilmeniz hem kullanılmanızı engeller hem de yatırım kararlarında rakamlara ve hesaplara önem vermenizi sağlar.
  • Bu arada defalarca belirttim. Matematik dehası olmanıza gerek yok. Basit bile olsa zaten hiç anlamam ben matematikten diyorsanız kazandığınızı veya kaybettiğinizi nereden bileceksiniz? Hiç girmeyin bu işlere.
  • Geleceği hiç kimse bilemez. Hiç kimse. Bu yaratılanlara verilmiş bir özellik değildir. Ancak sadece tahmin edersiniz, varsayım yaparsınız hepsi bu. O halde, bakmanız gereken şeyler bu tahminlerin yüksek çıkma ihtimali olabilir.Bu da ancak hesapla kitapla mümkündür.
  • iştahınızın kabartılmasına, sanki çok büyük bir fırsat kaçırıyormuşsunuz hissine kaptırılmanıza izin vermeyin. Bu bir taktiktir. internet ortamlarında çok sık kullanılır. İnternet ortamı, takip edilmesi çok zor bir ortam olduğu için, kolay kolay bu şahıslar tespit edilemez. Suç işlenmeden bulunmaları çok zor hatta imkansızdır. Bu nedenle, asla kredi kartı bilgilerinizi, banka bilgilerinizi internet ortamında paylaşmayın. Kişisel bilgilerinizi, hobilerinizi, alışkanlıklarınızı ve kısacası sizi ortaya çıkarak tahmin edilbilir kılacak bilgilerinizi (doğum tarihi, telefon no, sevdiğiniz futbol klubu,sporcular,tarihi olaylar,ünlü kişiler) asla paylaşmayın. Paylaştığınız ortamlarda bu bilgilere erişimi kısıtlayın (Facebook gibi). Zira bu sayede şifrelerinizi çalabilirler (özellikle tanımadığınız kişileri listenize ekleyerek).
En ilginç örnek son zamanlarda yaşanan Q-NET olayıdır, dava ne oldu bilmiyorum ancak (Q-NET haberi) linkten görebilirsiniz.

Diğer bir örnekse ponzi oyunudur (detay için tıklayın ponzi oyunu). Yani üyelerin, üye getirerek para kazanmaları tarzı ancak bu piramitte en üste olanlar kazanırken diğer kademelerde kilerin de para kazanmaları için sisteme dünya nüfusundan daha fazla sayıda insanın üye olması gerekmesi sistemin çöküşüne neden olmuştur.

 Buna Üyenlerin ürün satmaları ve yeni üye bulmaları şeklinde türleri de vardır, bu ürünler genelde satılması zor alanın elinde kalacak türde ürünler olmaktadır. Tabi burada bazı networking marketing tarzı iş yapan şirketleri tenzih ediyorum açıklamak gerekirse. iyi örnek olarak Avon, kötü örnekse Q-net (Ques net, Gold net) olabilir.

Canınızı sıktıysam üzgünüm. Sizi tedirgin etmiş olabilir. Ancak, doğruluğu yüksek, güvenilir stratejiler (hesaplama, planlama, doğru kişiye danışmaya dayalı) hem kazanmanızı hem de kendinizi güvence altına almanızı sağlar.

Yani bağlarsak, bedava peynir fare kapanında olur.

saygılarımla

Not: Yakın zamanda finansbul.net web sayfamızı açacağız (kimseye para falan bulduğumuz yok :) sadece adı öyle. Kimseden Para falanda istenmeyecek. Amaç bir iş modeli yaratmak. Ve bu iş modelinde katkıları olanlara hisse vermek. Fikirlerinizi mail :fikir@finansbul.net  'e atabilirsiniz, twitterdan (twitter adım: lacosteturk) da gönderebilirsiniz. 
-----------------------------------------size süprizimiz var !!!---------------

iş dünyası ile ilgili harika bir eğitim videosu, eğlenceli ve öğreticidir şiddetle tavsiye edilir. Aşağıda linki ekledik.
Hotfildan nasıl dosya indireceğini Bilmeyenler için, Hotfile dan Eğitim videosunu nasıl indereceğinizi anlatan kısa videoyu izleyerek öğrenebilirsiniz çok kolay (Hotfile'dan Nasıl Dosya indirilir tıkla!!).

Eğitim Videosunu indirmek için linki tıklayın.

geri bildirimlerinizi bekliyorum



18 04 2010

Değer Katmak

Değerli arkadaşlar,
aldığım değerli yorumlara göre yazılarımı tekrar düzenleyeceğim. Yazılarımı okuduktan sonra bana geri bildirimde bulunan, ilerlememde yardımcı olan tüm değerli okuyuculara teşekkürlerimi sunarım.

Bugün kısaca bahsetmek istediğim konu aslında bir kitaptan alıntı. Size kısaca bahsedeceğim. Ve bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. kitabın adı "büyük düşünmenin büyüsü". sistem yayıncılık tarafından basılmış. Yazarı Dr.David Schwartz.

Kitapta değer katmak diye bir bölüm var. Aslında bir çoklarımız şahit olmuştur veya duymuştur. Ticareti yahudilerden öğrenmek gerekir diye. Ben yüzde yüz katılıyorum. Gerçi ticaretin ırkı, ten rengi vs olmaz.

Ancak ticarette geçerli bazı güzel özelliklerin Musevi dini toplumuna mensup olan vatandaşlarımızda yoğunlaşmış olması, sadece bir tesadüf değildir. nesilden nesile geliştirerek aktarmış olmaları bu özellikleriyle adeta marka olmaları kanımca güzel bir model olmalarını sağlıyor.

Peki nedir bunlar dersek, dürüstlük, işine verdikleri önem ve disiplin dışında, değeri görebilme yetenekleri.

yazar kitabında değeri görmek o anki alışverişe odaklanmak olarak görmüyor. O alışverişin taşıdığı potansiyele ve gelecekteki olası getirilerine odaklanıyor.

misal olarak ta gayrimenkul sektörü dediğimiz, emlakçılık sektöründen başarılı bir emlakçının ucuza aldığı bir arsayı nasıl daha değerli bir şekilde satabildiğini örnek gösteriyor. Zira emlakçı çok ucuz olan, şehir merkezinden uzak bir arsayı satarken yarattığı vizyon sayesinde arsanın nerelerde nasıl kullanılabilceği üzerinde düşünerek bu düşünceleriyle müşterisine arsayı satmasını anlatıyor.
emlakçı arsayı yukarıda saydığım özellikleri ile değilde, ileride bir çiftlik bir dinlenme tesisi vs olarak kullanılabilceğine işaret ederek müşterilerine pazarlıyor.

Ve yazar son olarak "değer katma pratiği" diye birşeyden bahsediyor. yani nasıl değer katabileceğinizi öğrenmenizi sağlayacak uygulamalar:

  1. Nesnelere değer katmayı deneyin. Bunun üzerine fikirler geliştirin (emlakçının yaptığı gibi, boş ve şehirden uzak bir arsayı değil, nasıl kullanılabilceğini bildiği bir arsayı satmaya çalışıyor)
  2. insanlara değer katmayı deneyin. Bunu da yardımcılarıma nasıl değer katabilirim? onları nasıl daha değerli yapabilirim ? Nasıl daha verimli ve etkin çalışmalarını sağlayabilirim? gibi düşünerek yapın diyor.
  3. Kendinize değer katmayı deneyin. Kendinizele röportaj yapar gibi şunu sorun "Bugün kendimi daha değerli kılmak için ne yapabilirim? kendinizi olduğunuz gibi görmeyin, ne olabileceğinizi hayalinizde canlandırın.
Bu kitabı hararetle öneririm. Başarıya dair birşeyin nasıl yapılacağını ve geçmiş tecrübeleri paylaşan bu kitaplar hayatta bir fark yaratmanızı sağlayabilir. Hani hep merak ederiz ya ya bu adamlar nasıl başarmışlar diye. Eğer nedenini bulamazsak sonrada çamur atarız, "çevresi vardır", "torpildir", "çalmıştır", vs. Bence bu tür kitapları okuduğunuzda aslında ilk halletmemiz gereken meselenin kendi düşüncelerimizi, gözden geçirmek olduğunu göreceksiniz.

saygılar

2 01 2010

HEDEFSIZ ASLA FAKAT NASIL BIR HEDEF

Hayat, rota,liman 3'lemesinden oluşan klişe benzetmeler kullanıp gözünüzde sıradan ders vermeye çalışan bir ukala olmak istemiyorum.

kısaca bir hedefiniz olmalı ancak sunu soylemek isterim ki Hedefiniz sizinle nekadar uyumlu bir hedef olursa o kadar zevkle ve kolayca basarabilecegiz bir hedef olur.

nedemek istedigimi acıklayacagım.

sorum şu, sizin kolayca yapabildiginiz hatta size belki sıradan gordunuz bir ozelliginiz nedir?

biraz dusunun... " ya arkadaşım ben yıllarca yapsam beceremem nasıl kolayca bunu yapıyorsun" dedikleri bir ozelliginiz.
Allah vergisi diye nitelendirdiginiz.

Eger bu ozelliginiz hedefinizle uyumlu ise yani hedefinize ulasmak icin kullanabileceginiz bir ozellikse. Hedefiniz sizin icin daha kolay olur.

Daha anlasılır yapalım. Balık bir hedef, olta da sizin ozelliginiz, nekadar uyumlu? ya da balıkçı ağı.

Elinizdeki yani sizdeki ozellik neye yatkın? misal, eger o bir oksa ve siz balikcilik yapmak istiyorsaniz basari sansiniz nedir?

guclu yanınızı bulun ve amacınızla karsılastırın, cevabını sadece siz bileceksiniz...

saygılarımla

1 01 2010

Hadi Para Kazanalım!




Hadi para kazanalım, bakalım nasıl oluyor dediniz. Meraklısınız ve birde internette keşfedecek bir çok şey var diye içiniz içinize sığmıyor.

Ne zaman bir bilgiye ulaşmak isteseniz, ya da birşeyler öğrenmeye çalışsanız sizi bir çok defa yanıltan, yanıltmakla kalmayıp bıktıran sonuçlarla karşılaşırsınız.

Mesela google gittiniz ve serach kutusuna "para kazanma yolları" diye yazdınız. Hemen şu sonuçlar karşınıza çıkar;
  • Tıklayın 500$ kazanın!
  • Ayda en az 3000 YTL kazancınız olsun istermisiniz!
  • Tıklayın siz de kazanın ......

Para kazanmak tıklamakla olsaydı, inanın bunları yazanlar sabahlara kadar bilgisayar başında bu yazılara tıklardı. Haksızmıyım? niye altın yumurtlayan tavuğu bizlerle paylaşınlar ki.

Peki Internette Para kazanmak Mümkün mü?

Tabiki mümkün. Bu yazıyı da imkansızlıklardan bahsetmek için yazmadım. Ama şunu bilmelisiniz ki, normal hayatta para kazanmak için neler gerekiyorsa, internet ortamında da aynı kurallar hemen hemen geçerli. Sadece ortam biraz daha değişik o kdar. Peki neler yapmalısınız onlardan bahsedelim.

  1. Kendinize bir yol haritası çıkarın. Yani, Ne yapmak istiyorsunuz ne kadar kazanmak istiyorsunuz. Hiç bir başarı plansız programsız gelişi güzel olmaz.
  2. Eğer ürününüz yoksa, insanların ihtiyacı olabilecek, daha önce düşünülmemiş bir şeyler bulun (ahlaki kurallar çerçevesinde). Ve bunları satın. internetten çok uygun fiyatlara bir çok şey satabilirsiniz. Hatta fikirlerinizi bile.
  3. Danışın, araştırın. Eşinizin dostunuzun fikirlerini çekinmeden alın. Fikrinizi çok detaylı olmadan anlatın. Reaksiyon ölçün (vazgeçmek için sebep aramayın) Onu geliştirin!
  4. Eleştirilere ve önerilere açık olun, kendinizi müşteri yerine koyun, satacağınız ürün nasıl size sunulsaydı alırdınız।
  5. Gerçekten ihtiyaç olan farkedilmemiş belki de burnunuzun ucunda duran binlerce ürün ve fırsat var. Bunları nasıl satarım diye düşünün.
  6. Nerede (hangi web sitesi, sanal market) satacağınızı, sloganlarınızı, promosyonlarınızı, ikna eden, teşvik eden cümlelerinizi yazın
  7. Fark yaratın, farklı olun, ama farklı olmayı amaç değil araç olarak edinin.
  8. Dürüst ve müşteri odaklı olun. Müşteri kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih edin. Bir müşteri memnunniyetsizliği tahmini olarak 3500 potansiyel müşteri kaybına neden olur. Eğer sizden memnun kalırlarsa ve güvenirlerse sizi mutlaka birilerine tavsiye ederler.
Değerli arkadaşlar, yukarıda da görüldüğü üzere, internetten zırt diye para kazanılmıyor. Bazı şartları var. ilerleyen yazılarımda sizlerle bu bilgileri paylaşacağım. Ama eğer ki illa da tıklayarak para kazanacağım diyorsanız, en azından bir tıklama için size ne kadar ücret verileceğini ve size kaç tıklama hakkı verildiğini öğrenin, bilin :).

-----------------------------------------size süprizimiz var !!!---------------


iş dünyası ile ilgili harika bir eğitim videosu, eğlenceli ve öğreticidir şiddetle tavsiye edilir. Aşağıda linki ekledik.
Hotfildan nasıl dosya indireceğini Bilmeyenler için, Hotfile dan Eğitim videosunu nasıl indereceğinizi anlatan kısa videoyu izleyerek öğrenebilirsiniz çok kolay (Hotfile'dan Nasıl Dosya indirilir tıkla!!).

Eğitim Videosunu indirmek için linki tıklayın.

2 02 2009

Zenginliğe götüren 4. Prensip : Zenginler Hesaplanmış Risk Alır

Milyonerler Hesaplanmış Risk Alır... yani öngörülmüş riskler uygulamaya geçirilirler.
Konuyu biraz daha açarsak, kendinizi bir sigorta şirketi olarak düşünün. Ve bir şirketi sigortalıyacaksınız. Neyi hesaplardınız?
Evet doğru bildiniz, hasarın oluşma olasılığını. Eğer bu olasılık yüksekse o şirketi ya sigortalamazdınız ya da sigorta pirimini yüksek tutardınız veya riski indirmek için sigorta kapsamı değiştirirdiniz. Ama asla sizi yüksek olasılıkla zarara sokacak bir sigortalamayı yapmazdınız.
Zaten burada kastedilende budur. Yani size 3 soru sorarak riskin durumunu görmeniz sağlanır:
Ben bu riski aldığımda, başıma gelebilecek en iyi şey nedir? (maximum kazanç)
Ben bu riski aldığımda, başıma gelebilecek en kötü şey nedir? (maximum zarar)
Ben bu riski aldığımda olması olası şey nedir?
Siz bu soruları kendinize sorduğunuzda MAximum kar, maksimum zarar ve olası gelişmeyi görebilirsiniz. ancak bu risk değrlerndirmesini 3 ncü şahıslara özellikle de uzmanlara göstermeniz de fayda var. Çünkü Değişik bakış açıkları ve fikirler kaçırdıklarınızı, bilmediklerini yakalamanızda önemli bir rol oynayabilir.
Özellikle bizimki elalem neder toplumlarda Risk almak daha zordur, nedenleri ise başarısızlık korkusu, kaybetme korkusu, rededilme korkusu vb.. Bu tür olumsuzluklarla baş etmenin en güzel yolu o konuda bilgi edinmektir. Ve tabiki bu bilgi rakkamlara indirilmiş olmalıdır. Yani hesaplanabilir olmalıdır.
Yani ölçemediğinizi kontrol de edemezsiniz. Bu nedenle Risk ölçülebilmelidir. Aldınız Riskin ne kazandırcağını ne kaybettireceğini normal getirisinin ne olacağını bilmek sizin işiniz. Bunları yapmadan yani Hesaplanmış Riski almadan istediğinizi de alamazsınız.
Dedikleri gibi "En büyük Risk, Risk almamaktır".

---------------------------------------
Not: Arkadaşlar bu yazılar sadece araştırmalar ve makalelerden oluşturulmuştur. Bu yazıyı yazan kişi veya kişiler, kesinlikle Yardım Kuruluşu üyesi ya da iş yeri sahibi kişiler değiller. Lütfen iş bulma talebi, maddi yardım talebinde bulunmayın zira bu konuda yardım edemiyoruz, maillere cevap veremiyoruz. Özürdileriz..

Zenginliğe götüren 3. Prensip : Zenginler Değişimi Benimser

Değişim bir çok insan için korkutucudur. çünkü kimse rahat bölgesinden çıkmak istemez.Rahat bölgesi, bildiği ve emin olduğu bölgeden anlamındadır.Değişim iki türlü algılanır, kötü ya da iyi olarak. Araştırmalarda, zenginlerin değişim iyi ya da kötü olsun bir şekilde ondan faydalanmasını bildiklerini göstermiştir.Bunun temel nedeni ise, değişime olan bakış açısıdır. Orta sınıf kesimde değişimler korkutucu olarak algılanırken zengin kesim de bu fir fırsat olarak görülür.Değişime karşı en çok direnenler ondan en çok korkanlardır. Değişime hazır olmak için özgüven gerekir. Özgüven ise çok çalışma ve hazırlık gerektirir.Özgüvene sahip olduğunuzda değişime olan bakışınız da değişir. Değişimin size nsaıl fayda sağlıyacağını görmeye başlarsınız. Orta sınıf insanlar, değişime hazır olmadıklarında kendilerinde şüphe, korku ve direnç hakim olur.Bir insanda korku olduğu zaman asla fırsatları göremez. Çünkü odaklandığı korkularıdır. Değişim, size özünüzde ne olduğunuzu gösterir, kimi insanlarda korku çünkü yapısı itibariyle endişeli, kimi insanlarda kızgınlık çünkü yapısı itibariyle asabiyet, kimi insanlarda şikayet yapısı itibariyle memnun edilmesi zor bir karekter olmasından da kaynaklanabilir.Ama insan doğar, yaşar ve ölür. Yaşadığı her anda birşeylerle karşılaşır ve onları tecrübe eder yani öğrenir.O halde değişim, değişiklik her anlamda avantaja dönüştürülebilir fırsatlar anlamında görülmesi o kişiye fırsatları gösterecektir.
Örnek verecek olursak, geçtiğimiz dönemlerde hatta şimdiler de bazı kesimler küresel krizler nedeni ile batarken kimileri zenginliklerini katlamaktadır. Bu değişime hazır olmakla ilgilidir.
Değişim iyidir, yeterki siz hazır olun.-------------------------------------------------------------Param biriksin Dergimize abone olmak tıklayın.

Zenginliğe götüren 2. Prensip : Zenginler Fikirler Hakkında Konuşur

Zengin değiliz, ama olmak istiyoruz. Herkes gibi sizin de buna hakkınız var, hepimiz zengin olmayı hakediyoruz.
Ama zenginliğin sadece maddi durumun insanların sahip olduğu maddi ortalamanın üstünde olmasından kaynaklandığını sanmayın. Yapılan araştırmalarda, insanları zengiliğe götüren ikinci nedenin fikirler olduğu görülmüş.
Para kazanmak, daha fazla para kazanmak, ama nasıl ? Tabiki fikirlerle.. Biz söz vardır eminim birçokları duymuştur, küçük insanlar insanlarlar orta insanlarlar olaylarla büyük insanlar fikirlerle uğraşır.
Peki siz ne ile uğraşıyorsunuz? Bu sözü fakir, orta halli ve zengin olarak da genelleyebiliriz. Zenginler fikirler hakkında konuşur. Bu fikirler sadece politika ya da ideoloji olarak kastetmiyorum.
Zengin insanlar kural 1 den de hatırlanacağı gibi pozitif tutumları ile ön plana çıkarlar. Bunu da davranışlarında gösterirler, sadece para kazanmanın getirdiği özgüven değil ayrıca kendini bilmenin verdiği avantajla karşısındakine daha saygılı ve komliman yapan biri olarak yaklaşırlar.
Yani eğer Zenginler, insanlar hakkında konuşacaklarsa bu onları onurlandırmak ve önemli hissetmelerini sağlamak için yaparlar. Peki sizce bu onlara ne kazandırır?? Tabiki çevrei daha iyi diyalog, bilgi ve yardım etmeye hazır bir ekip..insanları yargılmanın eleştirmenin size kaybettirdiklerini düşününce, sanırım pozitif bir tutum ve düşünce sayesinde kazandıklarınız kıyaslanamaz bile.
Zenginler fikirler hakkında konuşurlar, peki neden? Çünkü bu fikirler ileride onlar için çalışacak ve daha fazla kazandırcak, onların paralarına para katacak bir mekanizma kuracaktır. Yani bir fikrinizi, birilerine açtığınız zaman o fikir başkalarının yardımıyla zenginleşir şekillenir ve sizin için değer yaratır.
O halde bu özelliği kazanmanız için yapmanız gereken;
1. Konuşma tarzınızı değiştirin, çünkü o davranışlarınızı ve düşüncelerinizi etkileyecektir. imkansızın yerine nasıl yapabilirimi, yapmalıyım yerine yapacağımı, kelime dağarcığınıza ekleyin ve pozitif cümleler kurmaya başlayın
2. Şikayet etmeyi kesin!!! kendinizi lanetleme olarak görün ve şikayet edip ağlayıp, sızlanmayı bırakın, çözüm bulun çözümler geliştirin. Pozitif bişiler yapmak için düşünün ve adım atın. Her şikayet ettiğinizde, kendinizi lanetlediğinizi düşünerek bundan vazgeçin. Ne iş yaparsanız yapın şikayet etmeyin.
Daha fazla parakazanmak için gerekli yolu size açacaktır.
Teşekkürler
Parambiriksin Dergisi ekibi
Gökhan

13 12 2008

Başarılı olmanın sırları: 1. Pozitif olmak

Başarılı olmanın ilk sırrı pozitif olmak
Başarının sırları öyle sanıldığı gibi, kaf dağının tepesinde falan saklı değil. Aslında birçok başarabileceğimiz şeyler için gerekli özellikler burnumuzun ucunda, gözlerimizin önünde bulunmakta. Eğer biraz dikkat edersek bir çoğun göreceğimiz kesindir.
Tabiki bu da bizim bakış açımıza bağlıdır. Pozitif olmak demek, olumlu yapılabilir olarak düşünmek demektir. Yani olumsuz düşüncenin karşıtıdır.
Pozitif düşünmek size bir çok olabilirlikleri açar, ufkunuz açılır, kendinize olan güveniniz artar, daha çok şeyler yapma hevesiniz, katma değeriniz yükselir. Değer yaratırsınız, değer katarsınız.
Olumsuz düşünmede ise yapamazsınız çünkü mentalite olarak size durdurur ve bir çok şey “yapmak” eyleminden sizi alıkoyar.
Pozitif düşünce ile negatif düşünce arasındaki en belirgin fark birisi yapabileceklerine diğeri ise yapamayacaklarına odaklanır.
Bir düşünürün dediği gibi, Eğer yapamacağınızı düşünüyorsanız, doğrudur yapamazsınız.
Poziitif olmak için neler yapmalıyım diyorsanız yapacağınız 5 YTL’lik bağışla bu bilgileri sizlere gönderiyoruz. Alacağınız bilgiler uygulayamaya yönelik olacaktır. Yani size gödnerceiğimiz bilgiler günlük yapacaklarınız listesini oluşturmaktadır. Böylece pozitifi düşünmeyi öğreneceksiniz.
info@parasalsorunlar.com a mail atarak pozitif düşünmeyi öğrenmek istiyorum yazın ve size ödeme bilgilerinizi gönderelim.
Kaynak: Parambiriksin Dergisi ve Parasalsorunlar.com
Dergimize bedava abone olmak için tıklayın.

15 09 2008

Değere Değer Verin, Ama Gerçekten Değer nedir?

Değerli arkadaşlar,
Uzun zamandır dergiye ara verdik. Bunun için özürdileriz. Yakın zaman içinde tekrar yayınlarımıza geri döneceğiz.

Şimdi konumuza dönelim. Değer nedir diye sorduğumuz zaman sizde olan ve şu kaybettiğiniz zaman eksikliğini hissedeceğiniz şeyler diyebiliriz. Bunun bir çok tanımını yapabilirsiniz. Bu kişiye ve duruma göre değişebilir. Tartışmasına girmeyeceğiz.

Ama burada bilmenizi istediğimiz şey, farkında olmanızı istediğimiz "sizin için değer nedir?" ve "Sizin için neler değerlidir?". Bu soruları kendinize sormanız gerekiyor.

Neden?
Çünkü, değişim farkındalıkla başlar. Yani farkına varırsınız. Sonra kendinize bir neden bulursunuz. Ve bu neden için Değişim başlar.
Eğer nedeniniz ne kadar kuvvetliyse değişiminiz o kadar büyük ve etkili olur. O halde !!!!!

Kendinize neden bulmanız gerekiyor. Bu nedeni de ancak değer verdiğiniz şeyleri görerek oluşturabilirsiniz.
ister inanın ister inanmayın, herşey insanın beyninde başlar ve insanın beyninde biter. Bu işin felsefesi, psikolojisi, mantığı kısaca herşeyi beyindedir. Siz beyninizi ancak farkında olarak, bilinçle yönetirseniz hedeflerinize ulaşırsınız.

Bu yüzden burada alakasız gibi görünen tüm bilgiler, aslında bir bütünün parçasıdır.

Özetleyecek olursak, değerli vaktinizi değerli şeylere odaklanarak bunlar için çalışarak ve çabalayarak harcayın.
Hiç bir parça birbirinden alakasız değildir. Eğer hayatınız bir yönünde başarısızsanız, bu başarısızlık hayatınızın diğer yönlerinide tahmininizden daha kötü bir şekilde etkileyebilir. Mesela, evde eşi ile sorunlu bir ilişkisi olan sonderece becerikli bir yönetici bu probleminin yansıması sonucu başarısız olma ihtimali yüksektir.
Normal hayatında son derece dağınık olan biri bu negatif özelliğinin bedelini iş hayatında ödeyebilir.
Hiç birinizi paranoyak yapmak istemem ancak, sanki biri sizi gözetliyormuş gibi dışarıdan bir gözle hayatınıza bakın. Değerlerinizi ve bunlara eğilişinizi gözden geçirin. Arkadaşlarınızdan yardım alın. Hayatınızdaki sorunların 80%' ni davranışarınızın 20% sinden gelebilir. Bu göze çarpan negatif davranışlarınızı bulun ve değiştirin.

bunu nasıl yapacaksınız?
Biz buna dikenler ve güller diyoruz.
Bu konuyla ilgili bilgi bir sonraki çalışmalarımızda verilecektir.
Sorunuz ve yorumlarınız için notsimilar@hotmail.com

Teşekkürler
Gökhan TORLAK

9 01 2008

Para Kazanmak için öğütler

Hedefinizi netleştirin!

Bir çok insan zenginolmak, iyi paralar kazanmak, hayatın güzelliklerini yaşamak ister.. Bu doğal ve bana göre her insanın isteyebileceği bir arzudur.

Ama eğer ne kadar kazanmak isterdiniz diye sorsanız, bir an duraksarlar ... Belki de aralarında bir kaçı gerek hazır cevap olduğundan ya da gerçekten hazır olduğundan bu soruya bir rakkam vererek cevap verebilir.

Neden duraksadığınızı hiç düşündünüz mü?

En büyük nedeni hedefinizin olmamasıdır. Hedef olmadan, amaç olmadan, bir noktaya odaklanma olmadan, başarı olmaz.

Hedefinizi belirleyin ve netleştirin. Kendinize sorun, ne kadar kazanmak istiyorum? ve bunu neden istiyorum. Eğer bunu başarırsam hayatımda neler değişecek, bunu başarmak için gerekli olan donanımlar, bilgiler neler?

Hedefiniz ne kadar net olursa, ne kadar iyi tarif edilebilirse, ulaşmak için hangi adımlara ihtiyaç duyulduğu anlaşılırsa, ulaşması da o kadar kolay olur.

Hedeflerinizi küçük parçalara ayırın!

Hedefinizi tanımladınız, açık bir şekilde ifade ettiniz. Basamaklarınızı nasıl ulaşacağınızı tamamen anladınız.
Tanımınızda olabilecek ufak tefek sapmalar olabilir sorun değil, zamanla ihtiyaca göre hedefinizin tanımını ufak revizyona uğratabilirsiniz.

Şimdi yapmanız gereken, onu ufak parçalara yani ufak rahatlıkla uygulayabileceğiniz bölümlere ayırın.
O kadar ufak parçalar olsun ki rahatlıkla uygulayıp başarabileceğiniz parçalar olsun, ama bu parçaları birleştirdiğiniz zaman mutlaka hedefinizi oluştursun..

Her ufak parça için zaman atayın, belirleyin

Rahatlıkla uygulanabilir ufak parçalara ayırdıktan sonra her birine zaman atayın, mesela;
-a işini 17 şubat 2008 tarihine kadar tamamlayacağım
- b kişi ile 13 marta kadar görüşüp ikna edeceğim.
-b işi tamamlanmadan en az 1 hafta önce 6 martta şu hazırlıkları bitereceğim gibi ..

Zaman belirlemek sizi hedefe güdüler, tıpkı güdümlü füze misali, ne zaman nereye düşeceğini bilirsiniz. Ve daha önemlisi, bu verdiğiniz zamanları çok geniş tutmayın .. mesela 1 haftada bitirebileceğiniz bir iş için için 3 hafta vermek mantıklı değil, tam tersi olarak kendinize 1 hafta yerine 5 gün verin ve mutlaka onu yapın. Yapılamıyorsa yapılabilecek boyuta düşürün..

Yaptıklarınızı, Periyodik olarak gözden geçirin

Mesela 1 yıllık bir hedef belirlediniz, ve hedefinizi 1 haftalık basit dilimlere ayırdınız .. 1 ay sonra hangileri tamamladınız nerelerde eksiklik ve boşluklar var bunları gözden geçirin.

Bitirdiğiniz her tanım, görev sizi daha da mutlu edecek, öz güveninizi arttıracak ve başarı şansınızı yükseltecektir.

Savsaklamayın

Görevlerinizi, yapmanız gerekenleri küçük parçalara ayırmanızın sebebi zaten rahatlıkla yapabilecek duruma indirgemenizdir.

Bir şeyi yapmak için illaki onu istemeniz gerekmiyor, kendinizi zorlayın, rahatlık alanını genişletin, yani kendinize rahatsızlık arayın, sıkıştırın.

Her rahatlığı arama çabanız da psikolojik olarak rahatsızlığınız ve doğal olarak ta memnuniyetsizliğiniz artar.. Bu yüzden keyfinizi kaçırın ve yapın, savsaklamamayı kendinize öğretin..

Bunların para kazanmakla ne alakası olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Para kazanmak bir hedeftir, hedefe ulaşmak öz disiplin ister, disiplin aslında kendinize zorla yaptırdıklarınız değildir. Başarı için kendinizi programlamış olmanız ve bu programın işleyişidir.

Bunları gerçekleştirdiğiniz zaman kendiniz bile değişime inanamayacaksınız ..
Yani kastırın, ve tüm sonuçları 1 gün için de beklemeyin,.. Sabırsız olmayın ..

Bugüne kadar bildiğiniz şekilde davrandınız ..Sonuçları ortada, eğer olmasaydı bugun bunları okuyor olmazdınız ...Kendinize bir iyilik yapın bence zamanı geldi....


Saygılarımla,

--------------------------------------------------------------------
Değerli arkadaşlar,
bir çok üyemizden okurumuzdan güzel mailler alıyoruz, teşekkürler. Eğer bize üye katılımında yardımcı olmak isterseniz burayı tıklayın ve mesajlar bölümüne arkadaşlarınız mail adreslerini yazın...

Eğer abone değil iseniz daha fazla bilgi edinmek ve ücretsiz abone olmak için burayı tıklayarak Param Biriksin Workshop eğitimine kayıt olabilirsiniz...

30 12 2007

ÇOK PARA KAZANMANIN ÇOK KOLAY ve HIZLI YOLU

Çok kolay, hızlı bir şekilde zengin olmayı öğrenmek istermisiniz?

Çok para kazanmak ve zengin olmak istiyorsunuz.
Ama, çok hızlı olmasını da istiyorsunuz
ve Ayrıca çok kolay olmasını istiyorsunuz.

Tek yapmanız gereken, kolay ve hızlı bir şekilde zengin olmak için her ne ya da neler gerekiyorsa onları eksiksiz yapmak.

işte sırrı öğrendiniz. işe koyulabilirsiniz artık.

Bazılarınız dalga geçtiğimi düşünüyor olabilirsiniz. Ama düşünmek te zor geliyorsa, söylenecek birşey yok.

Ülkemizdeki bir çok istikrarsızlığın, gereksiz harcamaların, yanlış yatırımların hatta insanların dolandırılmalarının başlıca sebebinin heveslerimizin isteklerimizin bir an önce yerine gelmesi arzusundan kaynaklanıyor.

Çünkü denetimi kaybediyoruz, sorgulamıyoruz, tartmıyoruz, ölçüp biçmiyoruz.

Hazır olsun, zahmete sokmasın ama çok kazandırsın... imkansız değil ama eğer birilerinin gelip bunu size sunması bekliyorsanız ya daha çok bekleyeceksiniz demektir ya da işin içinde başka bir iş var anlamına gelir.

Düşünmek gibi problemimiz var sa, O zaman size düşünmenizde yardımcı olalım... Aşağıdaki sorularımızı bizim için değil kendiniz için cevaplandırın ...

  • Ne kadar para kazanmak istiyorsunuz (kuruşuna kadar bir kağıda net yazın) ?
  • Ne kadar sürede kazanmak istiyorsunuz? (tarihi net olarak yazın)
  • Vizyonunuz nedir? (ileriye baktığınızda mesela 5 yıl sonra nasıl biri olacaksınız, hayatınızda neler değişmiş olacak, bir yere yazın)
  • En büyük yeteneğiniz nedir?
  • En büyük yeteneğiniz insanlar için nasıl bir fayda nasıl bir hizmet sağlayacak?
  • Bu yeteneğinizi geliştirebilir, farklı kılabilir ve daha faydalı ve az bulunan bir hizmete ya da ürüne çevirebilirmisiniz?
  • Siz, arkadaşlarınız, iş çevreniz veya akrabalarınız bu hizmetinize para ödermiydi?
  • insanların bu ürünü hizmeti alması için onu eşsiz kılan ne?
  • Kazanmak istediğiniz miktara ve kazanmak istediğiniz süreye bağlı olarak ayda, yılda ne kadar satmanız veya sattırmanız gerekiyor?
  • Rakipleriniz var mı? Rakipleriniz kimler? iyi yönleri nedir kötü yönleri nedelerdir? Siz bunları onlardan daha iyi nasıl yapardınız?
  • Müşterileriniz kimler, nasıl bir davranışa, harcama alışkanlığına sahipler ? siz onlara nasıl ulaşacaksınız? veya onlar sizi nasıl bulacaklar?
  • Müşterilerinize kendinizi nasıl tanıtacaksınız, ne kadar pazar payınız var? Tezgahınız doğru yerde mi? Müslüman mahallesinde salyangoz mu satıyorsunuz yoksa kutuplarda buzdolabımı?
  • Önünüzdeki en büyük prolem, engel nedir? Küçük parçalara ayrılabilir mi, ufaktan ufaktan çözülebilir mi?
  • Bu iş size ne kadara (Zaman ve Para olarak) patlıyacak ve eyeterli satış/talep olmaz sa ve işler istediğiniz gibi gitmez se ne kadar dayanabilirsiniz?
Şimdilik bu sorular size yeterli olacaktır.. Gözünüz korkmasın, korku bir ilizyondur, siz onu kafanızda canlandırırsınız aslında o sizin kafanızda büyüttüğünüz kadar büyük değildir.

Şunu unutmayın bu sorular yola çıkmadan önce cevaplamanız gereken sorular değil, yola çıktığınız zaman muhtemelen karşılaşacağınız ve çözmeniz gereken ufak ayrıntılardır.

Bunları önceden hesaplamanız ki biz buna planlama ve öngörülmüş risk diyoruz sizi bazı olası tehlikelere ve krizlere karşı hazırlar. Önünüzü görmenize yardımcı olur.

ooooooo bunları kim yapacak diyorsanız haklısınız, o yola yapmayı göze alanlar çıkabilir ... Bu iş yani hayatta başarılı olma arzusu, bunlardan birini de çok para kazanmak olarak sayabilirsiniz, bir geçici heves ya da yaz aşkı değildir.

Hiç bitmeyeceğini bile bile bir yarışa girdiğinin farkında olmak buna rağmen katılmaktır. Bunu başarmış insanların, "rahat" diye bir kelimeleri literatürlerin de yoktur.

Kısaca düşüncelerinizi değiştirin eğer yoksa düşünmeye başlayın...

-----------------------------------------------------------------
Daha fazlasını öğrenmek istermisin ?
Size aşağıdaki harika eğitim videosunu tavsiye ediyorum bedava....


Hotfilden nasıl indereceğini  Bilmeyenler için, Hotfile dan Eğitim videosunu nasıl indereceğinizi anlatan kısa videoyu izleyerek öğrenebilirsiniz (Hotfile'dan Nasıl Dosya indirilir tıkla!!).

Eğitim Videosunu indirmek için linki tıklayın.

geri bildirimlerinizi bekliyorum (admin@finansbul.net)

16 12 2007

Borç yiğidin Kamçısı mı yoksa mazoşitmiyiz?

Hadi Gerçekten borç yiğidin kamçısı mı değil mi görelim. Ülkemizde ne yazık ki insanlarımız borçlanma nedir, ne gibi koşullarda yapılır ve nasıl borçlanlanma yapılmalı konularında çok eksik bilgilere ve yanlış algılamalara sahip.

Şunu belirtmeliyim ki bankalardan ya da şahıslardan kredi alarak borçlandığınızda asla bu borçlanmayı keyfi nedenlerle yapmayın. Asla zevkler için borç alınmaz. Altını çiziyorum asla.

Borçlanma, geri getirisi olacak hizmet,mal ya da yatırım araçları için yapılmalıdır. Açıklamak gerekirse asla tatile çıkmak için, kendinize kıyafet almak için, kumar oynamak için, lüks yerlerde yemek ziyafetleri, turlar için borç alınmaz.

Borçlandığınız zaman bunun mutlaka getirisi olmalıdır. ve bu getirinin riski önceden hesaplanmış olmalıdır.

Riski, önceden tahmin edilmiş öngörülmüş tehlikelere karşı önlem alarak yatırım yapmak olarak anlayabilirsiniz.

Öncelikle Borçlanmanın kırbaç etkisini görmek için kendimize şöyle bir göz atmamız gerekiyor.

Nasıl mı?

Şimdi öncelikle yapmanız gereken kendi koşullarımıza bakmak, bunun içinde dünya olimpiyat matematik şampiyonu olmanıza gerek yok. Yani yapacağımız şey elimizde neler olduğudur.

Eğer matematikte 4 işlemi biliyorsanız ya da hesap makinanız varsa (bilgisayarlarda da var) bu işlemi rahatlıkla yapabilirsiniz.

Finansal hesaplarda insanları aslında korkutan sadece teknik ifadelerdir, bu teknik ifadeleri kullanmadan şöyle bir hesap yapmanız gerekiyor.

Mesela bankadan kredi aldığınız (12 aylık geri ödemeli olsun), ve her ay 1000 YTL veriyorsunuz diye düşünelim. Maaşınızın dışında başka bir geliriniz olmadan toplam gelirinizin 2 000 YTL olduğunu varsayalım.

1 yıl için 12 000 YTLborcunuz..
1 yıl için 24 000 YTL geliriniz var demektir.

12 000 YTL 'yi 24 000 YTL'ye bölün ve 100 le çarpın. Bu oran sizin Borç Tehlike Oranınızdır (BTO).

BTO= Borçlarınız/Gelirleriniz*100
Eğer bu BTO %25 ten küçük ise iyi durumdasınız demektir ve bu oran 0 (sıfıra)ne kadar yakınsa o kadar iyisinizdir demektir.

Eğer bu oran %25-%43 arasında ise durumunuz orta halli ama risk taşıyorsunuz demektie. Ama bu oran %50 den büyük ise Tehlike çanları çalıyor demektir.

Şimdi burada anlattıklarıma göre eğer bu BTO oranını düşürmek istiyorsanız yapmanız gereken ler size Param biriksin Workshop eğitimleri ile anlatılacaktır. Eğitimlerimize üyelik ücretsiz olup Amerika da denenmiş metodlar mevcut ülke koşullarına ve kültürüne göre aktarılmaktadır.

Hemen ücretsiz üye olun,

Üyelik için Tıklayın

11 12 2007

Zenginlik ve Fakirlik arasında ki fark sadece maddiyat mı?

Zengin ve Fakir olmanın arasındaki fark sadece maddi nedenlerden mi!

Eğer size şöyle bir soru soruldaydı nasıl cevap verirdiniz merak ediyorum.

Çok iyi bir geliriniz mi olsun isterdiniz yok sa çok iyi para yönetimine mi sahip olmak isterdiniz?

Çok iyi bir gelirinizin olmasını istermiydiniz sorusu internette sıkça kullanılan tuzak sorulardan biridir. İnsanı cezbeder... Ama asıl konu bunun nasıl olacağıdır. Zaten farkta burada yatıyor.

Açıklamama geçmeden önce size bir soru daha sormak istiyorum ve bunu da bir düşünün.

Size öyle bir yetenek, öyle bir yöntem ya da yetenek verilecek ki sizi bu yöntem veya yetenek 1 yıl içinde zengin edecek, peki siz bu yöntemi başkalarıyla paylaşırmıydınız ya da bu yeteneği başkalarına öğretirmiydiz?

Şimdi ilk soruma geliyorum..

Size sorduğum soru görüldüğü üzere 2 seçenekli bir sorudur. Ancak, içinde herhangi birini seçin diye bir açıklamam yok, ikisini de seçebilirdiniz. Yani hem iyi bir gelire sahip olmayı hemde iyi bir şekilde gelirinizi yönetmeyi isteyebilirdiniz.

Neden mi?

Bazılarınız kelime oyunu yaptığımı düşünebilirsiniz ama bu kelime oyunundan çok sizin nasıl bir düşünce yapısına, beyninizde ne tarz programlama diline sahip olduğunuzu gösterir. Amerikada çok zengin,orta gelir ve düşük gelirli insanlar arasında yapılan araştırmada sorulmuş sorulardan birtanesi budur.

Zenginlerin büyük oranda her ikisini de istediği farkedilmiş, bunun da zengin olmak ile olamamak arasında ki çok önemli bir yaklaşım farkı olduğu açıkça bize göstermiştir. Ayrıca Zenginler arasında yapılan araştırmada zengin olmanın sadece çok iyi bir gelire sahip olmayıp, çok iyi de para yönetimi özelliklerine sahip olduğu gözlemlenmiştir.

Kıssadan hisseye, zengin olmak sadece çok iyi bir gelire sahip olmak demek değildir. Ayrıca iyi bir kişisel finans yönetimi de gerektirir.

Gelelim ikinci soruma, size dünyada bir tek size özel bir yetenek ya da yöntem sunulsaydı bunu başkalarıyla paylaşırmıydınız sorunun cevabı size kalmıştır.

Ama bir çok insanın buna hayır diyeceğine kanaat getiriyorum, çünkü herkesin aynı düşündüğü ve aynı davrandığı bir yerde fark beklemek ne kadar doğru olabilir yani o yetenek ya da metod da sıradanlaşır. O halde etrafınıza bir bakın, internette araştırma yaparken dikkat edin.

Size zenginlik için vaadedilen yöntemler arasındaki farklar ne kadar belirgin? ve sizce bu yöntemi sadece onlar biliyor olsalardı sizlerle paylaşırlarmıydı?

Peki sen ne yapmaya çalışıyorsun şeklinde bir soru soruyorsanız ?

Öncelikle kimseye zenginlik vaadetmiyorum. Bilginin paylaşılmasına gerektiğine inanırım. Ama yeteneklerimi ya da yöntemlerimi asla paylaşmam söz konusu olamaz. Benim burada sizlerle paylaşmaya çalıştığım şey de, bakış açısı farklılıkları. Sizlerin de bunun farkında olmanız gerektiğine inanıyorum. Kimse sizi zengin etmek için uğraşmaz. Kimsenin böyle bir derdi de olacağını sanmıyorum.

Sizin bilmeniz gereken, her yiğidin farklı bir yoğurt yemesi vardır. Siz de Kendinize ait bir yönteminiz var. Anlatmak istediğim, farklı düşünerek kendinize ait metodunuzu bulmanız ve bunu geliştirmenizdir.

Eğer hala birilerinin gelip sizi zengin etmesini daha iyi bir gelir sunmasını bekliyorsanız yanlış duraktasınız, derim ve hayatınız da akıp geçiyor.
---------------------------------------------------------------
Para biriktirme, para kazanma yolları, yöntemleri ve uygulamaları ile ilgili olarak sunulan Param biriksin workshop'a üye olmanızı tavsiye ederim. Düzenli olarak ücretsiz size e-dergi gönderilecektir. Bu

Ücretsiz, Hemen üye olmak için burayı tıklayın. Üyelik kısmını tıklayın ve Email adresinizi girin ve tamamdır (e-mail adresinizi doğru girdiğinizden emin olun, aksi halde dergi adresinize postalanamaz).


Eğer Üyemiz iseniz !

Bizi tavsiye edermisiniz? Eğer bu tür eğitimlere ve bilgilere ihtiyacı olduğunu düşündüğünüz kişiler varsa. Aşağıdaki linki tıklayın ve mesajlar bölümüne bizi yavsiye ettiğiniz kişilerin e-mail adreslerini yazın (yanlış anlamalara karşı, sizi zor durumda bırakmamak için hiç bir şekilde adınızı teşhir etmeyeceğiz).

Bizi önermek için burayı tıklayın mesajlar bölümüne mail adreslerini giriniz diğer kısımları boş bırakabilirsiniz..... Teşekkürler

----------------------------------------------------------------------------------------

2 12 2007

Kredi Kartı Probleminizi çözmek istermisiniz?

Kredi kartınızla probleminiz var ve bunu çözmek mi istiyorsunuz? Merak etmeyin her sorunun bir çözümü var. Size nasıl yapacağınızı anlatmadan önce bazı bilgiler vermek istiyorum.

Ülkemizde Kredi kartı ile ilgili birçoklarının problemi var. Bu konuda yanlız değilsiniz.Yapılan araştırmalarda kredi kartı ile ilgili sorunların dağılımı şöyle:
  • Müşterinin Kontrolsüz ve Mali olanaklarının üstünde kredi kartı kullanımı (% 66)
  • Bankaların Kredi kartı Politikaları (%23)
  • Dolandırılıcılık ve Hırsızlık (%8)

Eğer dikat ettiyseniz, bu 3 noktanın ortak bir yönü var.

Bilinçsizlik.....

Evet, aslında problemin ana nedeni kullananın (yani sizin) ne gibi durumlarla karşı karşıya olduğunu bilmemesi.

Kredi kartınızı nasıl kullanmanız gerektiğini bilmek istermiydiniz?

Sizlere yardım amaçlı olarak, garantili, denenmiş bir yol önermek istiyorum. Öncelikle bilmeniz gereken borçlu olmanızın, kredi kartınızı kötü yönetiyor olmanızın bir sonuç değil, bir süreç olduğudur. Kesinlikle kontrol altına alabileceğiniz bir süreç.

Kredi kartınızı nasıl kullanmanız gerektiğini öğrenmek istiyordunuz değil mi?

Aşağıdaki linki tıklayın ve Param biriksin Workshopa ücretsiz üye olun, size denemiş ve başarısı kanıtlanmış yollar öğreten, finansal hayatınızı güvence altına almanıza yardımcı olacak uygulamalar size e-posta ile gönderilsin.

Şimdi burayı tıklayın ve bedava abone olun. Yada info@parasalsorunlar.com adresine abone olmak istiyorum yazarak mail gönderin. Hemen harekete geçme zamanı!

Hala şüpheleriniz mi var?

Eğer bana inanmıyorsanız , http://www.sikayetvar.com/ adresine gidin ve orada banka/kredi kartları ile ilgili kısma girin. Şikayetleri okuyun.

28 11 2007

Sorun Para Kazanmak mı, yoksa Para harcamak mı!

Zamanın birinde zengin bir babanın para harmaktan başka bir işi olmayan bir oğlu varmış (şu zamanda zengin züppe olarak tanımlanıyor). Bu çoçuk o kadar çok para harcarmış ki, o eğlence benim bu eğlence senin gününü gün edermiş.
Maddi durumu kötüleşen babanın eh tabi gidişe, bir dur demesi gerekiyor. Oğlunu karşısına alıp :
"Oğlum senden hayatım boyunca bir şey istemedim, ama bugünden itibaren senden bana hergün "1 altın para" getirmeni istiyorum" demiş.
Çocukta hay hay baba yeter ki sen bunu iste diyor ve hergün babasına gerek annesinden gerekse arkadaşlarından borçlanarak, 1 altın getiriyor. Babası da bu altını alıp çocuğunun gözü önünde denize atıyor. Tabi çocuğun umurunda değil hatta gülüp geçiyormuş "ibzim peder de kafayı yedi" diye.
Gel zaman git zaman, bu bir süre devam ediyor. Taki ne çocuğun annesinde altın, ne de arkadaşlarından borç alacak yüz kalana kadar. Düşünüyor çocuk "bir iş yapayım bu parayı mutlaka babama vereyim, ama ben ne iş yapabilirim ki? " Neyseki pazara gidip hammallık yapmaya karar veriyor.
Tüm gün sırtında 1 altın kazanacak kadar yük taşıyor ve parayı babasına ulaştırıyor. Babası, o bir altını alıp çocuğun şışkın bakışları arasında denize atıyor.
Ertesi gün de bu tekrar ediyor, hammallıktan canı cıkmış olan cocuk acıklı bakışlarıyla altınının babası tarafından denize atılışını izler ...
1 hafta bu böyle devam eder... Ve sonun tam çocuğun kazandığı altını denize ataken çocuk babasının kolundan tutar

"Baba,çıldırdın mı Sen ne yaptığını zannediyorsun" şeklinde zerzenişte bununur ve babasının altını atmasını engeller.

Babası da cevap verir "bugune kadar senin bana yaptığını".

Buradaki hikayeden çok farklı şeyler çıkartabilirsiniz. Bu sizin olaya bakış açısı ve algılamanızla ilgili olarak değişecektir.
Ama bana göre asıl burada önemli olan, çocuğun o altına değil de emeğine sahip çıkmasıdır. Sizin Düşünce biçiminiz ne tür düşünceye sahip olduğunu, davranışlarınızı etkiler ve bu da herşeyinizi mesela parasal konularda ki kararlarınızı etkiler.

Eğer siz de düşüncelerinize bir düzen getirmezseniz, bir hakimiyet kuramazsanız denize parayı atan baba misali, kazandıklarınızı da denize amaçsızca atmış olursunuz.

Peki nasıl ben böyle biriyim yoksa değil miyim diye düşünüyorsanız. Aşağıdaki sorumu cevaplayın.

Eğer çalıştığınız işte başarınızdan dolayı size 3 maaş prim verilseydi bu parayla ne yapardınız?

a-Hemen alış veriş merkezine gidip o çok istediğim şeyi alırdım (cep telefonu,araba,kıyafet vb)

b-Hemen arkadaşlara ya da sevdiğim birine yemek ısmarlardım.

c-Bankaya vadeli mevduat hesabı acar Paramı biriktirirdim.

d-Bankadan yatırım türlerini öğrenir Borsa veya fon alırdım ya da başka bir girişimcinin işine ortaklık yapardım.

Buradaki cevabınız parayla ilgili olarak sizin nasıl bir düşünce yapısına sahip olduğunuzu gösterir.



------------------------------------------------------------------------------------
Arkadaşlar, bu yazının devamını okumak için aşağıdaki link tıklayın ve "param biriksin" Workshop Serisine ücretsiz üye olun, size her ay bedava e-dergi gelsin. Param biriksin Workshop e-dergisi ücretsiz oup sizlere kişisel finans konusunda stratejiler, çözümler,metodlar ve daha önemlisi basit uygulamalar sunmaktadır.
Link: http://www.parasalsorunlar.com/abone/